Bir davada, davacı vekili temyiz talebinde bulunduktan sonra, davadan feragat ettiğine dair ayrı bir dilekçe vermiştir. Bu durumda Yargıtay'ın 'temyizden feragat'i mi yoksa 'davadan feragat'i mi esas alarak işlem yapması gerekir? Bu iki usuli işlemin hukuki sonuçları arasındaki fark nedir?
Bu durumda Yargıtay 'davadan feragat'i esas almalıdır. Zira davadan feragat, temyizden feragati de kapsayan, daha geniş ve davayı esastan sona erdiren bir işlemdir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/12502 E., 2017/7243 K. sayılı kararında ve Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararlarında da benimsendiği üzere, davadan feragat, davanın esasına ilişkin bir haktan vazgeçmektir ve kesin hüküm sonucu doğurur (HMK m. 311). Temyizden feragat ise sadece kanun yoluna başvurma hakkından vazgeçmektir ve ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesi sonucunu doğurur. İki işlemin hukuki sonuçları farklıdır: Temyizden feragat halinde, Yargıtay temyiz dilekçesinin reddine karar verir ve ilk derece mahkemesi kararı kesinleşir. Davadan feragat halinde ise, Yargıtay, feragat hakkında bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararını bozar ve dosyayı geri gönderir. Davadan feragat daha kapsamlı olduğu için, iki beyan aynı anda mevcutsa, Yargıtay davadan feragat beyanını esas alarak bozma kararı vermelidir.