HMK'da 'davadan vazgeçme' kavramı açıkça düzenlenmemişken, bir davacının duruşma dışında sunduğu dilekçede 'davadan vazgeçtiğini' bildirmesi halinde, bu beyan hukuken nasıl yorumlanmalıdır? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/3125 E., 2021/3651 K. sayılı kararında bu konuda nasıl bir sonuca varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323601

HMK'da 'davadan feragat' (m. 307) ve 'davanın geri alınması' (m. 123) kurumları düzenlenmiş, ancak 'vazgeçme' kavramı müstakil olarak ele alınmamıştır. Bu nedenle bir davacının 'davadan vazgeçtiği' yönündeki beyanının hangi anlama geldiği yoruma muhtaçtır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında bu konu detaylıca incelenmiştir. Daire, HMK metnindeki 'vazgeçme' kelimesinin kullanıldığı diğer maddeleri (m. 196, 213) ve özellikle feragati tanımlayan m. 307'deki ('talep sonucundan ... vazgeçmesidir') ifadeyi dikkate alarak, 'şimdilik' gibi bir kayıt içermeyen, kayıtsız şartsız 'davadan vazgeçme' beyanının 'davadan feragat' olarak yorumlanması gerektiği sonucuna varmıştır. Kararda, TDK sözlüğündeki anlamlarına da atıf yapılarak her iki kelimenin de 'bir haktan kendi isteğiyle vazgeçme' anlamına geldiği belirtilmiştir. Bu yorumun sonucu olarak, 'vazgeçme' beyanı feragat sayılacağından, bu beyandan geri dönülemez (feragatten feragat mümkün değildir) ve bu beyan kesin hüküm sonuçlarını doğurur.