Bir çocuğun müstehcen görüntüsünün üretiminde 'kullanılması' (TCK m. 226/3, 1. cümle) ile bu görüntülerin 'bulundurulması' (TCK m. 226/3, 2. cümle) suçları arasındaki temel fark nedir? Bir kişinin, 15 yaşından küçük bir çocukla rızasıyla girdiği cinsel ilişkiyi cep telefonuna kaydetmesi ve bu kaydı telefonunda saklaması hangi suçu oluşturur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yaklaşımını izah ediniz.
İki suç arasındaki temel fark, failin eyleminin niteliğindedir. TCK m. 226/3, 1. cümledeki suç, müstehcen içeriğin 'üretim' anına odaklanır; yani failin, çocuğu bir obje olarak kullanarak yeni bir müstehcen ürün (fotoğraf, video vb.) yaratmasıdır. TCK m. 226/3, 2. cümledeki 'bulundurma' suçu ise, başkası tarafından üretilmiş olan bu tür bir içeriği, failin kendi fiili egemenliği altında tutmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (E.2015/66 K. sayılı karar), bir kişinin 15 yaşından küçük bir çocukla yaşadığı cinsel ilişkiyi cep telefonuna kaydetmesi eyleminin, 'müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması' suçunu (TCK m. 226/3, 1. cümle) oluşturduğuna karar vermiştir. Kurul'a göre, kanun üretimin profesyonel olmasını aramamaktadır; kişisel amaçla dahi olsa, bir çocuğun müstehcen görüntüsünü kaydetmek 'üretim' anlamına gelir. Bu görüntüyü telefonunda saklaması ise bu üretim fiilinin doğal bir sonucudur ve ayrı bir 'bulundurma' suçu oluşturmaz; fiil, en ağır cezayı gerektiren üretim suçu olarak tek bir suç kabul edilir.