TCK m. 226/4'te düzenlenen 'doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara' ilişkin müstehcenlik suçu kapsamında, Yargıtay'ın 'doğal olmayan' kavramını yorumlamasında zaman içinde nasıl bir değişiklik olmuştur? Eşcinsel veya grup halindeki cinsel ilişki görüntülerinin bu fıkra kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini güncel Yargıtay içtihadı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323596

Yargıtay'ın 'doğal olmayan yol' kavramını yorumlamasında önemli bir değişiklik olmuştur. 2015-2016 öncesi kararlarda anal, oral veya eşcinsel ilişkiler 'doğal olmayan' kabul edilirken, güncel içtihat bu görüşü terk etmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/461 E., 2020/323 K. sayılı kararında ve Daire kararlarında (örneğin 18. CD - 2016/11002 K.) belirtildiği üzere, 'doğal olmayan' kavramı artık, 'bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen, insan fıtratını zedeleyen parafilik eylemler' olarak yorumlanmaktadır. Örnek olarak ensest (aile içi cinsel ilişki), ürofili, koprofili gibi eylemler verilmektedir. Bu yeni yaklaşıma göre; anal, oral, eşcinsel veya grup halindeki cinsel birleşmelere ait görüntüler, tek başına TCK m. 226/4 kapsamında 'doğal olmayan' cinsel davranış olarak kabul edilmemektedir. Bu tür içerikler, TCK m. 226'nın genel müstehcenlik hükümlerini (örneğin m. 226/1 veya 226/2) ihlal edebilir, ancak daha ağır cezayı öngören m. 226/4 kapsamında değerlendirilemez.