Kadın işçinin evlilik nedeniyle iş akdini feshetmesi durumunda kıdem tazminatına hak kazanmasının koşulları nelerdir? Fesihten kısa bir süre sonra başka bir işte çalışmaya başlaması, bu hakkını kullanmasını engeller mi veya hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323590

Kadın işçinin evlilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanmasının koşulu, Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte olan 14. maddesi uyarınca, evlendiği tarihten itibaren 'bir yıl içinde' iş sözleşmesini bu gerekçeyle feshetmesidir. Bu hakkın kullanılması için başka bir koşul aranmaz; feshin işverence kabulü gerekmediği gibi, işçinin ihbar öneli verme zorunluluğu da yoktur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2016/32300 E., 2020/4173 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kadının fesihten sonra başka bir işte çalışmaya başlaması tek başına bu hakkın kötüye kullanıldığı anlamına gelmez. Yargıtay, bu hakkın kanun tarafından kadına, evliliğin getirdiği yeni sorumluluklar nedeniyle tanınan bir hak olduğunu, çalışma hayatının evlilikle birlikte gereği gibi yürütülemeyeceği düşüncesinin yasa koyucuyu bu yönde bir düzenlemeye ittiğini, ancak bunun Anayasal çalışma hakkını ortadan kaldırmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla, kadın işçinin fesihten sonra yeni bir işe girmesi, evlilik nedeniyle fesih hakkını samimiyetsiz veya kötü niyetli kılmaz ve kıdem tazminatı alma hakkını ortadan kaldırmaz.