HMK m. 120'de düzenlenen 'gider avansı' ile HMK m. 324'te düzenlenen 'delil avansı' arasındaki temel hukuki farklar nelerdir? Bir mahkemenin, keşif için gerekli olan delil avansının yatırılmamasını, gider avansının yatırılmaması gibi değerlendirerek davayı HMK m. 115 uyarınca usulden reddetmesi hukuka uygun mudur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
İki avans türü arasında temel hukuki farklar ve sonuçları şunlardır: 1) Hukuki Nitelik: Gider avansı, HMK m. 114/1-g uyarınca bir 'dava şartı'dır. Delil avansı ise bir dava şartı değildir. 2) Kapsam: Gider avansı, tebligat, dosya gideri gibi davanın yürütülmesi için gereken genel masrafları kapsar. Delil avansı ise, tanık dinlenmesi, bilirkişi incelemesi veya keşif gibi belirli bir delilin ikamesi için gereken masrafı kapsar. 3) Sonuçları: Gider avansı eksikse, mahkeme HMK m. 120/2 uyarınca davacıya iki haftalık kesin süre verir ve bu sürede eksiklik giderilmezse dava, 'dava şartı yokluğu' nedeniyle usulden reddedilir (HMK m. 115/2). Delil avansı yatırılmazsa, HMK m. 324/2 uyarınca o delile dayanmaktan 'vazgeçilmiş sayılır' ve mahkeme mevcut diğer delillere göre karar verir; dava usulden reddedilmez. Bu nedenle, mahkemenin keşif için istenen delil avansının yatırılmamasını gerekçe göstererek davayı usulden reddetmesi hukuka aykırıdır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/7629 E., 2017/5523 K. sayılı kararı gibi birçok kararında bu durumu açıkça bozma sebebi saymıştır.