HMK m. 190'daki genel ispat yükü kuralı, işçilik alacakları davalarında işverenin devamsızlık iddiası durumunda nasıl uygulanır? Yani, işçinin devamsızlık yapmadığını mı, yoksa işverenin işçinin devamsızlık yaptığını mı ispat etmesi gerekir?
HMK m. 190'a göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispatla yükümlüdür. İşveren, işçinin devamsızlık yaptığı vakıasına dayanarak, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini (hukuki sonuç) ve bu nedenle kıdem-ihbar tazminatı ödeme borcundan kurtulduğunu (lehine hak) iddia etmektedir. Dolayısıyla, işçinin devamsızlık yaptığına ilişkin olguyu ispat yükü, bu iddiayı ileri süren işverene aittir. İşçi, devamsızlık yapmadığını değil, işveren devamsızlık yaptığını ispat etmek zorundadır. İşveren bu iddiasını genellikle devamsızlık tutanakları ve bu tutanakları imzalayan tanıkların beyanları ile ispatlamaya çalışır. İşçi ise, karşı delillerle (örn: o gün başka bir yerde olduğunu gösteren deliller, mazeretini ispatlayan belgeler, tanık beyanları) işverenin ispat faaliyetini çürütmeye çalışır. (Bkz: Yargıtay 9.HD-2020/7107)