Bir memurun, göreviyle ilgili olmayan bir suçtan (örneğin, özel hayatında işlediği bir adi suçtan) dolayı tutuklanması halinde, idare bu durumu 'görevi başında kalmasında sakınca' olarak değerlendirip DMK m. 137'ye göre görevden uzaklaştırma kararı alabilir mi? Yoksa bu durum sadece DMK m. 141 kapsamında mı ele alınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323545

Bu durum iki farklı şekilde ele alınabilir. DMK m. 141, göreviyle ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan memurun bu süre içinde maaşının 2/3'ünü alacağını düzenleyerek, tutukluluk halini fiili bir uzaklaşma durumu olarak zaten kabul etmiştir. Bu nedenle idarenin ayrıca bir görevden uzaklaştırma kararı almasına teknik olarak gerek yoktur. Ancak, işlenen suçun niteliği (örneğin, kamuoyunda infial yaratan yüz kızartıcı bir suç olması), memurun görevinin saygınlığını ve kamu hizmetine olan güveni sarsacak nitelikteyse, idare tutukluluk hali kalksa bile devam eden ceza kovuşturmasını gerekçe göstererek, DMK m. 137'deki takdir yetkisini kullanarak 'görevi başında kalmasında sakınca bulunduğu' gerekçesiyle görevden uzaklaştırma tedbirini ayrıca tesis edebilir veya devam ettirebilir.