'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi bağlamında, yasama organının bir suçun sadece konusunu ve cezasını belirleyip, suç teşkil eden fiilin detaylarını idari düzenlemelere (çerçeve kanun) bırakması Anayasa m. 38 açısından nasıl değerlendirilmektedir? Bu durum TCK m. 2 ile çelişir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323476

Anayasa m. 38'in gerekçesinde, yasama organının fiili bildirmeden sadece suç konusunu gösterip müeyyidesini belirtmesinin 'kanunsuz suç olmaz' ilkesini ihlal etmeyeceği, 1567 sayılı Kanun örneği verilerek açıklanmıştır. Bu yaklaşıma göre, uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren alanlarda, kanunun temel çerçeveyi çizmesi ve detayları idarenin düzenleyici işlemlerine bırakması Anayasa'ya aykırı görülmemektedir. Ancak bu durum, 'İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz' diyen TCK m. 2 ile açık bir gerilim yaratmaktadır. TCK, kanunilik ilkesini daha katı bir şekilde yorumlarken, Anayasa'nın gerekçesi ve bazı Anayasa Mahkemesi kararları (örn: E. 2009/21, K. 2011/16) idareye daha geniş bir alan tanımaktadır. Bu, doktrinde 'yasama yetkisinin devri' tartışmalarına yol açan temel bir sorundur.