ÖKC fişlerinin hukuki dayanağını ve Vergi Usul Kanunu açısından 'belge' niteliğini kazanma sürecini açıklayınız. Bu belgelerin VUK m. 359 kapsamında suç konusu olabilmesinin önündeki 'kanunilik ilkesi' temelli potansiyel zorluklar nelerdir?
ÖKC fişlerinin yasal dayanağı öncelikle 3100 sayılı Kanun'dur. Bu kanun, ÖKC fişlerinin fatura yerine geçen bir belge olduğunu belirtir. Ayrıca VUK Mükerrer m. 242 ve 257, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bu tür belgeleri düzenletme yetkisi verir. Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan tebliğlerle de ÖKC fişleri gider belgesi olarak kabul edilmiştir. 'Kanunilik ilkesi' temelli zorluk şuradan kaynaklanmaktadır: VUK m. 359, 'vergi kanunlarına göre' tutulan/düzenlenen belgelerden bahseder. 3100 sayılı Kanun'un bir 'vergi kanunu' olup olmadığı veya VUK m. 257'ye dayalı bir idari düzenlemenin VUK m. 359'un uygulama alanını genişletip genişletemeyeceği tartışmalıdır. 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin katı yorumu, suçun konusunu oluşturan belgenin açıkça bir vergi kanununda tanımlanmasını gerektirir. ÖKC belgelerinin hukuki statüsünün büyük ölçüde idari düzenlemelerle (tebliğlerle) belirlenmesi, VUK m. 359'un uygulanmasında kanunilik tartışmalarına yol açmaktadır.