Bir boşanma davasında, davalı taraf cevap dilekçesinde ileri sürmediği bir vakıayı (olguyu) daha sonra tanık beyanlarıyla ispatlamaya çalışırsa, mahkeme bu vakıayı kusur belirlemesinde dikkate alabilir mi? İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323471

Hayır, dikkate alamaz. HMK m. 141'e göre, taraflar iddia ve savunmalarını kural olarak dilekçeler teatisi (dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap) aşamasında tamamlamak zorundadır. Bu aşamadan sonra, karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah yolu dışında iddia ve savunma genişletilemez. Davalının cevap dilekçesinde dayanmadığı bir vakıa, çekişmeli vakıa haline gelmez (HMK m. 187). Dolayısıyla, sonradan tanık beyanlarıyla ortaya çıksa bile, usulüne uygun şekilde ileri sürülmemiş bu vakıanın mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınarak davacı aleyhine bir kusur olarak değerlendirilmesi, 'iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı'nın (HMK m. 141) ve 'taraflarca getirilme ilkesi'nin (HMK m. 25) ihlali anlamına gelir ve hukuka aykırıdır. (Bkz: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/19762 E., 2018/8374 K.)