Bir davada mahkeme, bilirkişi incelemesi için davacıya 300 TL 'delil avansı' yatırması için kesin süre vermiş ve bu süre içinde avans yatırılmadığı için davayı HMK m. 115/2 uyarınca 'dava şartı yokluğundan' usulden reddetmiştir. Bu karar hukuka uygun mudur? Neden? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?
Bu karar hukuka uygun değildir. Mahkeme, 'delil avansı' ile 'gider avansı'nı karıştırmıştır. Bilirkişi ücreti, HMK m. 324 kapsamında bir 'delil avansı'dır. Delil avansının yatırılmaması, HMK m. 114'te sayılan bir dava şartı eksikliği değildir. Bu nedenle, davanın HMK m. 115/2 uyarınca usulden reddedilmesi hatalıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, delil avansının süresinde yatırılmamasının yaptırımı, davacının o delile (somut olayda bilirkişi deliline) dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasıdır. Mahkemenin yapması gereken, davayı usulden reddetmek yerine, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın dosyadaki mevcut diğer delillere göre bir karar vermektir. (Bkz: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/7629 E., 2017/5523 K.)