Sanasaryan Vakfı, Ermeni milletinin fakir çocuklarının eğitim ve öğretim masraflarının karşılanması amacıyla kurulmuştur. Vakfın, 1936'da 'amacına hizmet etme imkânının kalmaması' gerekçesiyle mazbut vakıf sayılmasını, Danıştay İDDK'nın E.2007/99 sayılı kararındaki 'vakıflarda fiilen hayri bir hizmetin kalmadığından söz edebilmek için, vakfın malvarlığı ve gelir durumunun amacına hizmet edemeyecek bir dereceye düşmüş olması gerekir' ilkesi açısından değerlendiriniz. Sanasaryan Vakfı'nın amacının fiilen imkansız hale geldiği söylenebilir mi?
Cevap: Danıştay İDDK'nın ilgili kararında ortaya koyduğu ilke, bir vakfın amacının sona erdiğinin kabulü için çok sıkı bir standart belirlemektedir. Bu ilkeye göre, 'amacın sona ermesi', vakfın amacını gerçekleştirecek 'konunun' (örneğin, korunacak tarihi bir çeşmenin yıkılması gibi) ortadan kalkmasıyla değil, vakfın bu amacı gerçekleştirecek 'mali imkanlarının' tamamen tükenmesiyle ölçülür. Yani, vakfın malvarlığı ve gelirleri, amacını yerine getiremeyecek kadar azalmışsa, hayri hizmeti kalmamış sayılır. Sanasaryan Vakfı örneğinde, vakfın amacı 'Ermeni milletinin fakir çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak'tır. Bu amacın fiilen imkansız hale geldiğini söylemek mümkün değildir. Makaledeki bilgilere ve genel bilgiye göre, Türkiye'de hala Ermeni cemaatine ait okullar ve bu okullarda okuyan binlerce öğrenci bulunmaktadır. Bu öğrencilerden bir kısmının fakir ve yardıma muhtaç olması da hayatın olağan akışına uygundur. Dolayısıyla, vakfın hizmet edeceği 'hedef kitle' (fakir Ermeni çocukları) varlığını sürdürmektedir. Vakfın, 'Sanasaryan Hanı' gibi son derece değerli bir taşınmaza sahip olduğu da göz önüne alındığında, bu mülkün geliriyle amacını rahatlıkla yerine getirebilecek mali güce sahip olduğu açıktır. Bu nedenle, 1936'da ileri sürülen 'amacına hizmet etme imkânının kalmaması' gerekçesi, Danıştay'ın belirlediği objektif kritere (mali imkansızlık) uymamaktadır ve hukuki dayanaktan yoksundur. Vakfın hem hizmet edeceği kitle hem de mali potansiyeli mevcut olduğundan, amacının sona erdiği iddiası kabul edilemez.