Olası kast ile bilinçli taksirin cezaları arasındaki büyük fark dikkate alındığında, makale yazarının önerdiği 'taksir derecelendirilmesi' veya 'dereceli öldürme' sistemlerinin, mevcut TCK m.21-22 sistemine göre ne gibi avantajları olabilir? Bu sistemlerin 'hukuki belirlilik' ve 'orantılılık' ilkelerine katkısını tartışınız.
Cevap: Makale yazarının önerdiği bu alternatif sistemlerin, mevcut sisteme göre 'hukuki belirlilik' ve 'orantılılık' açısından önemli avantajları olabilir: 1) Taksir Derecelendirilmesi Sistemi: Bu sistemde, 'olası kast' kavramı tamamen kaldırılarak, tüm öngörülebilir neticelerden sorumluluk 'taksir' başlığı altında toplanır. Ancak taksir, failin kusurunun yoğunluğuna göre (örneğin, basit taksir, bilinçli taksir, ağır taksir, pervasızca taksir gibi) derecelendirilir ve her dereceye artan bir ceza öngörülür. Avantajı, 'kabullenme' gibi ispatı zor, sübjektif bir unsuru ortadan kaldırıp, daha objektif olan 'özen yükümlülüğünün ihlal derecesine' odaklanmasıdır. Bu, hukuki belirliliği artırır. Ayrıca, ceza skalası daha kademeli olacağı için, fiilin ağırlığı ile ceza arasında daha 'orantılı' bir ilişki kurulabilir. 2) Dereceli Öldürme Sistemi: Anglo-Amerikan hukukunda görülen bu sistemde ise, insan hayatına son veren fiiller, failin manevi unsurunun niteliğine göre 'birinci derece cinayet' (tasarlama), 'ikinci derece cinayet' (ani kast), 'manslaughter' (taksirle veya ani bir provokasyon altında öldürme) gibi kategorilere ayrılır. Her kategorinin kendi ceza aralığı vardır. Bu sistemin avantajı da benzerdir. Olası kast/bilinçli taksir gibi ince bir ayrıma dayalı devasa bir ceza farkı yaratmak yerine, fiilin ve kusurun niteliğine göre daha mantıklı ve kademeli ceza aralıkları sunar. Örneğin, çok yüksek riskli ve pervasızca bir davranışla ölüme neden olma (mevcut sistemde olası kast ile bilinçli taksir arasında gidip gelen durumlar), 'ikinci derece cinayet' veya 'ağır taksirle öldürme' gibi bir ara kategoride değerlendirilerek, hem basit taksirden daha ağır hem de tam kasttan daha hafif, orantılı bir ceza alabilir. Her iki sistem de, mevcut sistemin yarattığı 'ya hep ya hiç' (müebbet veya 15 yıl) şeklindeki sert ve orantısız sonuçları yumuşatarak, hukuki belirlilik ve cezada orantılılık ilkelerine daha iyi hizmet edebilir.