CMK m.179'da düzenlenen, tarafların (savcı ve sanık) duruşmaya getirecekleri yeni tanıkları birbirlerine bildirme yükümlülüğünün herhangi bir yaptırımı kanunda öngörülmüş müdür? Bu yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda, mahkeme bildirilmeyen tanığı dinlemekten kaçınabilir mi?
Cevap: Hayır, CMK m.179'da düzenlenen bu bildirim yükümlülüğünün ihlal edilmesinin doğrudan bir yaptırımı kanunda öngörülmemiştir. Yani, savcı veya sanık, bu yükümlülüğe uymayarak karşı tarafa haber vermeden duruşmaya yeni bir tanık getirirse, bu durum tek başına tanığın dinlenmesine engel teşkil etmez veya bir usulsüzlük nedeniyle bozma sebebi sayılmaz. Mahkeme, bu durumda tanığı dinlemekten kaçınamaz. Maddenin amacı, tarafları 'sürpriz tanık' durumuyla karşı karşıya bırakarak savunma veya iddia hazırlıklarını zayıflatmayı önlemektir. Ancak kanun koyucu, bu amaca ulaşmayı bir 'yaptırım' ile değil, 'usul ekonomisi' ve 'adil yargılanma' ilkeleri çerçevesinde bir telafi mekanizmasıyla sağlamayı tercih etmiştir. Eğer taraflardan biri bu yükümlülüğü ihlal ederse, karşı taraf (bildirim yapılmayan taraf), bu yeni tanığın beyanlarına karşı hazırlık yapmak ve savunma/iddia geliştirmek için mahkemeden 'süre isteyebilir' ve duruşmaya 'ara verilmesini' talep edebilir (CMK m.190). Mahkeme, adil yargılanma hakkının bir gereği olarak bu talebi genellikle kabul etmek durumundadır. Dolayısıyla, yaptırım doğrudan tanığın dinlenmemesi şeklinde değil, bildirimi ihmal eden tarafın, yargılamanın ertelenmesine ve uzamasına katlanması şeklinde dolaylı olarak ortaya çıkar. Makalede de, maddenin yaptırımı olmadığı için uygulama alanının fazla bulunmadığı belirtilmiştir.