Uyuşturucu madde ticareti davasında 'öncü-artçı' sevk sisteminin varlığına ilişkin olarak, araçlardan birinin durdurulduğunda diğerinin kaçması veya ani manevralarla yön değiştirmesi olgusu, Yargıtay tarafından nasıl bir delil olarak değerlendirilmektedir? (Yargıtay 10. CD, 2022/4667 E. ve Yargıtay 8. CD, 2024/15726 E.)
Cevap: Yargıtay, araçlardan birinin durdurulması üzerine diğerinin kaçması veya ani manevralarla yön değiştirmesi olgusunu, sanıklar arasında 'fikir ve eylem birliği' ve 'koordinasyon' bulunduğuna dair çok güçlü bir delil olarak değerlendirmektedir. Bu davranış, araçların birbirinden habersiz ve tesadüfen aynı güzergahta seyretmediğini, aksine organize bir plan dahilinde hareket ettiklerini gösterir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2022/4667 E. sayılı kararında, artçı aracın kaçışını kolaylaştırmak için öncü aracın polis aracının hızını kesmesi, suç ortaklığının fiili bir kanıtı olarak kabul edilmiştir. Benzer şekilde, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2024/15726 E. sayılı kararında, öncü aracın kolluk kuvvetlerini fark edip artçı araca haber vermesi üzerine artçı aracın geri manevra yaparak kaçmaya çalışması, sanıkların birlikte hareket ettiğini ve ortak bir suç işleme kastı taşıdıklarını ortaya koyan bir davranış olarak görülmüştür. Bu tür bir panik ve kaçma eylemi, masum bir seyahatte beklenen bir reaksiyon değildir. Aksine, suçun ortaya çıkmasını önlemeye yönelik bilinçli ve koordineli bir çabadır. Bu nedenle mahkemeler, bu olguyu, HTS ve PTS kayıtları gibi diğer delillerle birleştiğinde, müşterek failliğin sübutu için belirleyici bir kanıt olarak kabul etmektedir.