Yanan bir otel vakasında, olası kast veya bilinçli taksir tartışmasında, otelin ahşap bir yapı olmasının, otel sahiplerinin 'öngörme' yükümlülüğü üzerindeki etkisi nedir? Bu durumun 'izin verilen risk' teorisiyle ilişkisini kurunuz.
Cevap: Otelin ahşap bir yapı olması, otel sahiplerinin 'öngörme' yükümlülüğünü ciddi şekilde artırır ve kusurluluk derecesinin tespitinde kilit bir rol oynar. Ahşap, doğası gereği yanıcı ve yangını hızla yayan bir malzemedir. Bu, genel olarak bilinen ve bir otel işletmecisinin bilmemesinin mümkün olmadığı bir olgudur. Dolayısıyla, ahşap bir otelde, betonarme bir yapıya göre yangın çıkma ve bu yangının feci sonuçlar doğurma riski çok daha yüksektir. Bu durum, otel sahibinin olası bir yangın neticesini (ölüm/yaralanma) 'öngörmesi' gerektiğini neredeyse mutlak hale getirir. Bu nedenle, bu tür bir olayda failin 'öngöremedim' şeklindeki bir savunması (basit taksir) kabul edilemez. Tartışma, doğrudan 'bilinçli taksir' ve 'olası kast' zemininde başlar. 'İzin verilen risk' teorisiyle ilişkisi ise şudur: Hukuk düzeni, ahşap bir otel inşa edilmesine ve işletilmesine izin vererek belirli bir riski (izin verilen risk) kabul etmektedir. Ancak bu izin, işletmecinin alması gereken özel güvenlik önlemlerini (etkin yangın söndürme sistemleri, alarm, yangın merdiveni vb.) alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Aksine, yapının ahşap olması nedeniyle bu yükümlülükleri daha da ağırlaştırır. Eğer işletmeci, bu ağırlaştırılmış dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmezse, 'izin verilen risk' alanının dışına çıkmış olur. Bu noktadan sonraki ihmallerinin derecesine ve neticeye karşı takındığı tavra göre sorumluluğu bilinçli taksir veya olası kast olarak belirlenir.