Uyuşturucu madde sevkıyatında öncü araçta bulunan sanığın, artçı araçtaki sanıklarla 'fikir ve eylem birliği' içinde hareket edip etmediğinin tespitinde, sanığın HTS kayıtlarında telefonunu belirli bir süre kapatmış olmasının delil değeri nedir? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2022/639 E. sayılı kararı bu durumu nasıl yorumlamıştır?
Cevap: Sanığın HTS kayıtlarında telefonunu belirli bir süre kapatmış olması, tek başına suçluluğu kanıtlamaz ancak diğer delillerle birleştiğinde sanık aleyhine güçlü bir emare olarak değerlendirilebilir. Bu durumun delil değeri, somut olayın koşullarına bağlıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2022/639 E., 2023/3504 K. sayılı kararında, sanığın telefonunu kapatması, aleyhe bir delil olarak yorumlanmıştır. Karardaki mantık şöyledir: Sanığın GSM hattının baz bilgileri, yolculuğun başlangıcında ve dönüş yolunda belirli bir noktaya kadar sinyal verdiğini, ancak tam da uyuşturucunun taşındığı en kritik zaman diliminde ve yakalanma bölgesine yaklaşırken sinyalin kesildiğini göstermektedir. Telefon, yakalanma sonrası farklı bir yerde tekrar sinyal vermeye başlamıştır. Yargıtay, bu durumu, 'yakalamada ele geçirilen uyuşturucu madde sevkiyatında öncü araç olarak geldiği sırada telefonunu kapatmış olacağından sinyal alınamadığının değerlendirilmesi' şeklinde yorumlamıştır. Yani, telefonun tam da suçun en kritik aşamasında kapatılması, sanığın takip edilmekten veya HTS kayıtlarıyla iz bırakmaktan kaçınmaya yönelik bilinçli bir eylemi olarak kabul edilmiştir. Bu durum, diğer delillerle (araçların PTS kayıtlarındaki öncü-artçı seyri, diğer sanıkların beyanları vb.) birleştirildiğinde, sanığın suç işleme kastını ve fikir birliğini gösteren bir kanıt zincirinin halkası haline gelmiştir. Kısacası, telefonun kapatılması, masum bir tesadüf olarak değil, suçun gizlenmesine yönelik bir tedbir olarak değerlendirilmiştir.