CMK m.198'e göre, yokluğunda duruşma yapılan bir sanığın 'eski hale getirme' isteminde bulunabilmesi hangi koşullara bağlıdır? Sanığın kendi isteğiyle duruşmadan bağışık tutulması veya müdafii aracılığıyla temsil edilmesi durumlarında bu hakkı kullanamamasının sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323361

Cevap: Sanığın, yokluğunda yapılan duruşmadaki karar ve işlemlere karşı 'eski hale getirme' (restitutio in integrum) isteminde bulunabilmesi şu koşullara bağlıdır: 1) Duruşmanın Sanığın Yokluğunda Yapılmış Olması: Duruşma, CMK m.193 veya m.194 gibi sanığın hazır bulunmadığı hallerde yapılmış olmalıdır. 2) Kanuni Bir Nedene Dayanma: Sanığın, duruşmaya katılamamasının kendi kusurundan kaynaklanmayan, kanuni ve geçerli bir nedene (hastalık, ulaşım imkansızlığı gibi ispatlanabilir mazeretler) dayandığını ileri sürmesi gerekir. Bu durum, CMK m.40'taki genel eski hale getirme nedenleriyle paralellik gösterir. 3) Süre: Sanık, bu istemini, yokluğunda verilen karar ve işlemlerin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir hafta içinde yapmalıdır. Sanığın, kendi isteğiyle duruşmadan bağışık tutulması (vareste - CMK m.196) veya duruşmada kendisini temsil etmesi için müdafiine yetki vermesi (CMK m.197) durumlarında eski hale getirme isteminde bulunamamasının sebebi, bu hallerde yokluğunun kendi iradesine dayanması ve hukuki sonuçlarını baştan kabul etmiş sayılmasıdır. 'Eski hale getirme' kurumu, kişinin 'kusuru olmaksızın' bir hakkı kullanamaması durumunda bir telafi mekanizmasıdır. Sanık, duruşmaya katılmamayı bizzat kendisi tercih etmiş veya sonuçlarına katlanmayı göze alarak bir avukatla temsil edilmeyi seçmişse, artık bir 'kusursuzluk' hali söz konusu değildir. Bu durumda, duruşmada yapılan işlemleri ve verilen kararları sonradan beğenmeyerek geri döndürmeye çalışması, hakkın kötüye kullanılması olur.