Olası kast ile bilinçli taksir arasında ayrım yapılırken, failin eyleminin 'yan neticesi' olarak ortaya çıkan sonuçtan sorumluluğu nasıl belirlenir? 'Çiçek içerisine gizlenmiş bomba' örneğinde, failin asıl amacının (hasmını öldürmek) yanı sıra, kuryenin ölümü şeklindeki 'yan netice'den sorumluluğunun olası kast sayılmasının temel mantığı nedir?
Cevap: Ceza hukukunda, failin asıl amacını gerçekleştirirken ortaya çıkabileceğini öngördüğü diğer sonuçlara 'yan netice' denir. Bu yan neticelerden sorumluluğun belirlenmesi, failin bu yan neticeye karşı tutumuna göre yapılır. Makalede de belirtildiği gibi, 'olası kast bir yan netice sorumluluğudur'. 'Çiçek içerisine gizlenmiş bomba' örneğinde bu durum net bir şekilde görülür. Failin asıl amacı (doğrudan kastı) hasmını öldürmektir. Kuryenin ölümü ise bu asıl amaca ulaşırken ortaya çıkması muhtemel bir 'yan netice'dir. Failin bu yan neticeden olası kastla sorumlu tutulmasının temel mantığı şudur: Fail, hasmını öldürmek için seçtiği yöntemin (saatli bomba), bu yöntemin uygulanmasında kullandığı aracın (kurye) hayatını da neredeyse kesin olarak tehlikeye attığını bilmekte ve öngörmektedir. Kuryenin bombanın patlamasından önce olay yerinden uzaklaşmasını garanti altına alacak hiçbir etkili ve güvenilir önlem almamıştır. Kuryeye 'hızlı git' demek veya küçük bir menfaat vaat etmek, ölüm gibi ağır bir neticeyi önlemeye yönelik ciddi bir çaba olarak kabul edilemez. Fail, kuryenin ölme ihtimalini bilmesine rağmen, kendi asıl amacına ulaşmak uğruna bu riski göze almakta, kuryenin hayatına karşı tam bir kayıtsızlık sergilemekte ve onun ölümünü adeta 'kabullenmektedir'. İşte bu 'kabullenme' ve 'kayıtsız kalma', kuryenin ölümü şeklindeki yan neticeden 'olası kast' (TCK m.21/2) ile sorumlu tutulmasını gerektirir.