CMK m.193 uyarınca, sanığın duruşmada hazır bulunmaması kural olarak duruşmanın yapılmasına engeldir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası, 'mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa' sanığın sorgusu yapılmamış olsa da davanın yokluğunda bitirilebileceğini düzenlemektedir. Bu istisnanın uygulanma koşulları ve adil yargılanma hakkıyla ilişkisi nedir?
Cevap: CMK m.193/2'de düzenlenen bu istisna, yargılamaların sürüncemede kalmasını önlemek ve sanık lehine olan bir durumun tespiti halinde hızlıca karar verilmesini sağlamak amacıyla getirilmiştir. Bu istisnanın uygulanma koşulları şunlardır: 1) Sanığın Duruşmaya Gelmemiş Olması: Sanık usulüne uygun çağrılmasına rağmen duruşmaya gelmemiş olmalıdır. 2) Mahkumiyet Dışında Bir Karar Verilecek Olması: Mahkemenin, dosyadaki mevcut delillere göre (tanık beyanları, belgeler vb.) sanık hakkında 'mahkumiyet' dışında bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varması gerekir. Bu kararlar, CMK m.223'te sayılan 'beraat', 'ceza verilmesine yer olmadığı', 'davanın düşmesi' veya 'davanın reddi' gibi kararlardır. Eğer mevcut deliller sanığın mahkumiyetini gerektiriyorsa, bu istisna uygulanamaz ve sanığın sorgusu yapılmadan mahkumiyet kararı verilemez. Bu istisnanın adil yargılanma hakkıyla ilişkisi, sanık lehine bir düzenleme olmasından kaynaklanır. Kural olarak sanığın sorgusu yapılmadan dava bitirilemez. Ancak bu kural, sanığı korumak içindir. Eğer yargılama sanığın lehine (beraat gibi) sonuçlanacaksa, sırf sanık gelmediği için davanın uzatılmasının bir anlamı yoktur. Bu hüküm, sanığın yokluğunda aleyhine bir karar verilmesini engelleyerek savunma hakkını korurken, lehine bir durum söz konusu olduğunda usul ekonomisi gereği davanın bitirilmesine olanak tanıyarak adil yargılanma hakkının 'makul sürede yargılanma' boyutunu hayata geçirir.