Türk hukukunda cemaat vakıflarının hukuki statüsünün tarihsel gelişiminde, 2762 sayılı mülga Vakıflar Kanunu, 5404 sayılı Kanun ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun getirdiği temel değişiklikler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323320

Cemaat vakıflarının hukuki statüsü şu tarihsel gelişimden geçmiştir: 1. **2762 sayılı mülga Vakıflar Kanunu (1935):** Bu kanun, cemaat vakıflarını ilk kez yasal bir statüye kavuşturmuş ve onları **'mülhak vakıf'** kategorisi içinde tanımlamıştır. Bu, onların Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün denetimi altında, kendi seçtikleri heyetler tarafından yönetileceği anlamına geliyordu. 2. **5404 sayılı Kanun (1949):** Bu kanun, 2762 sayılı Kanun'da önemli bir değişiklik yapmıştır. Cemaat vakıflarını 'mülhak vakıf' kategorisinden çıkarmış ve onları **kendine özgü (sui generis), ayrı bir vakıf türü** olarak tanımlamıştır. Bu değişiklikle, cemaat vakıflarının yönetimindeki özerklik pekiştirilmiştir. Danıştay İDDK'nın E.2007/99 sayılı kararına göre, bu tarihten sonra cemaat vakıflarının 'mazbut vakıf' sayılması hukuken imkansız hale gelmiştir. 3. **5737 sayılı Vakıflar Kanunu (2008):** Bu yeni kanun, cemaat vakıflarının statüsünü daha da netleştirmiştir. Onları 'mülhak' veya 'mazbut' vakıflardan tamamen ayrı, özel bir kategori olarak **'cemaat vakfı'** başlığı altında tanımlamıştır (m. 3). Ayrıca, bu vakıfların mal edinmelerinin önündeki engelleri kaldıran, iade mekanizmaları getiren (Geçici 11. madde) ve haklarını genişleten önemli düzenlemeler içermektedir.