Devlet sırrı niteliğindeki bilgilere ilişkin tanıklıkta, tanığın sadece mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından, zabıt kâtibi dahi olmaksızın dinlenmesi (CMK m. 47/2), duruşma tutanağının ispat gücünü düzenleyen CMK m. 219 ve 222 ile nasıl bir ilişki içindedir? Bu özel dinlemedeki beyanlar nasıl belgelendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323313

Bu iki düzenleme arasında bir çatışma değil, bir istisna-kural ilişkisi vardır. CMK m. 219, duruşmada yapılan her şeyin bir zabıt kâtibi tarafından tutanağa geçirilmesi gerektiğini (kural) belirtir. CMK m. 222 ise bu tutanağın sahteliği ispatlanana kadar kesin delil olduğunu düzenler. Ancak CMK m. 47/2, bu genel kurala bir **istisna** getirir. Devlet sırrı söz konusu olduğunda, dinleme sırasında zabıt kâtibi bulunmaz ve standart bir duruşma tutanağı tutulmaz. Bu özel dinlemedeki beyanlar şu şekilde belgelendirilir: Dinleme bittikten sonra, **hâkim veya mahkeme başkanı**, tanığın açıklamalarından sadece dava için zorunlu ve suçu aydınlatmaya yarayan kısımları ayıklar ve bu kısımları **zabıt kâtibine sonradan yazdırarak** bir tutanak oluşturur. Yani, standart, anlık bir tutanak yerine, sonradan, filtrelenmiş ve sınırlı içerikli bir tutanak düzenlenir. Bu özel tutanak, düzenlendikten sonra CMK m. 222'deki ispat gücüne sahip olur ve yargılamanın sonraki aşamalarında bu belge esas alınır. Bu yöntemle, hem sır korunmuş olur hem de yargılama için zorunlu olan bilgi hukuken geçerli bir belgeye dönüştürülür.