Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunda (TCK m. 282), aklama fiili yurtdışında işlenirse, suçun oluşması için hangi ek unsurun varlığı gerekir? Bu durum, suçun yurtiçinde işlenmesinden nasıl farklılaşır?
TCK m. 282'ye göre, aklama fiilinin yurtiçinde veya yurtdışında işlenmesi arasında suçun maddi unsuru açısından bir fark bulunmaktadır. - **Yurtiçinde İşlenme:** Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini, kaynağını gizlemek veya meşruiyet kazandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutmak (satın almak, devretmek, bankaya yatırmak vb.) suçun oluşumu için yeterlidir. - **Yurtdışında İşlenme:** Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini **sadece yurtdışına çıkarmak** dahi, TCK m. 282/1 uyarınca aklama suçunun oluşması için yeterlidir. Bu, yurtdışına çıkarmanın tek başına bir aklama yöntemi olarak kabul edildiğini gösterir. Ancak, eğer malvarlığı değeri zaten yurtdışındaysa ve aklama fiilleri de yurtdışında işleniyorsa, suçun oluşabilmesi için bu değerin **'gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulması'** gerekir. Yani, yurtdışına para çıkarmak tek başına suç iken, zaten yurtdışında olan parayı aklamak için ek işlemlere (şirket kurma, transfer vb.) ihtiyaç vardır. Bu, kanun koyucunun özellikle suç gelirlerinin ülke dışına kaçırılması eylemini başlı başına bir tehlike olarak gördüğünü ve bunu özel olarak cezalandırmak istediğini gösterir.