Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7026 E. sayılı kararında, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan farklı mahkemelerde görülen davaların birleştirilmemesi kararı neden hukuka uygun bulunmuştur? 'Temadi eden suç' ve 'hukuki kesinti' kavramları bu kararda nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323292

Bu karar şu gerekçeyle hukuka uygun bulunmuştur: Silahlı terör örgütüne üyelik suçu, 'temadi eden' (kesintisiz) bir suçtur. Temadi, failin örgütsel bağlılığı devam ettiği sürece suçun işlenmeye devam ettiği anlamına gelir. Bu temadi, failin yakalanmasıyla 'fiili kesintiye' veya hakkında bu suçtan bir iddianame düzenlenmesiyle 'hukuki kesintiye' uğrar. Hukuki kesintiden sonra işlenen yeni örgütsel eylemler, ayrı bir suç oluşturur ve yeni bir yargılamanın konusu olur. Karara konu olayda, sanık hakkında daha önce açılmış olan dava ile ilgili iddianame tarihi (03.10.2007), mevcut dava konusu fiillerden önce olduğu için bir 'hukuki kesinti' oluşturmuştur. Mevcut davada sanığa isnat edilen eylem ve faaliyetler, bu hukuki kesintiden sonra gerçekleşen yeni eylemlerdir. Dolayısıyla, iki dava farklı suç dönemlerine ilişkin olduğu için mükerrer bir yargılama söz konusu değildir ve davaların birleştirilmesinde hukuki bir zorunluluk bulunmamaktadır. Mahkemenin, her suç dönemini ayrı ayrı değerlendirip karar vermesi hukuka uygun bulunmuştur.