Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/7026 E. sayılı kararında, sanıklar müdafilerinin 'esas hakkında mütalaaya karşı süre verilmediği' iddiası neden reddedilmiştir? Mahkemenin, süre talebini 'davanın uzatılmasına yönelik' olarak görmesinin temelinde yatan usuli süreç nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323288

Yargıtay, bu iddiayı reddetmiştir çünkü dosya incelendiğinde, sanıklara ve müdafilerine esas hakkında savunma yapmaları için fazlasıyla süre verildiği, ancak onların bu süreyi sürekli olarak savunma yapmaktan kaçınmak için kullandıkları tespit edilmiştir. Karara göre usuli süreç şöyledir: İddia makamı esas hakkındaki görüşünü 29.03.2013'te bildirmiş, ancak sanıklar ve müdafileri yaklaşık 3 yıl boyunca (04.01.2016'ya kadar) sürekli yeni taleplerde bulunarak ve mazeretler ileri sürerek savunma yapmaktan kaçınmışlardır. Mahkemenin son celsede tekrar süre verme talebini 'davanın uzatılmasına yönelik' olduğu gerekçesiyle reddetmesi, bu geçmişe dayanmaktadır. Savunma hakkı kutsaldır ancak bu hak, davayı makul sürede bitirme yükümlülüğü (Anayasa m. 141) ile dengelenmelidir. Anayasa m. 14 ve AİHS m. 17'de düzenlenen 'hakların kötüye kullanılması yasağı' uyarınca, savunma hakkı yargılamayı kasten sürüncemede bırakmak için bir araç olarak kullanılamaz. Yargıtay, somut olayda savunma için yeterli ve makul sürenin fazlasıyla tanındığını, bu nedenle son süre talebinin reddedilmesinin savunma hakkı ihlali oluşturmadığına karar vermiştir.