TCK m.282'de düzenlenen aklama suçunda, öncül suçtan elde edilen malvarlığı değerinin 'miktarı' suçun oluşumu açısından önemli midir? Çok düşük miktardaki bir suç gelirinin aklanması bu suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323275

TCK m. 282'nin lafzına bakıldığında, öncül suçtan elde edilen malvarlığı değerinin miktarı konusunda herhangi bir alt veya üst sınır getirilmemiştir. Bu nedenle, 'kanunilik' ilkesi gereği, teorik olarak iktisadi değeri olan en küçük bir malvarlığı değerinin aklanması dahi bu suçu oluşturabilir. Yani, suçun oluşumu açısından miktarın bir önemi yoktur. Ancak makalede de değinildiği gibi, doktrinde ve uygulamada, eylemin bir 'suç' boyutuna ulaşabilmesi için aklanan değerin belirli bir ciddiyete ve öneme sahip olması gerektiği görüşü de mevcuttur. Çok cüzi, sembolik bir miktarın aklanmaya çalışılmasının, suçun haksızlık içeriğini taşımadığı ve bu nedenle tipikliği gerçekleştirmeyeceği savunulabilir. Bununla birlikte, makale yazarının da katıldığı ve kanuna daha uygun olan görüş, değerin azlığının suçu ortadan kaldırmayacağı, ancak cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında (TCK m. 61) fail lehine bir takdiri indirim sebebi olarak dikkate alınması gerektiği yönündedir. Sonuç olarak, kanuni tanım gereği miktar önemli olmasa da, ceza adaletinin sağlanmasında dikkate alınması gereken bir unsurdur.