5271 sayılı CMK'nın 47. maddesi, 'Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık' başlığını taşırken, 657 sayılı DMK'nın 31. maddesi 'kamu hizmetleri ile ilgili gizli bilgiler'den bahsetmektedir. Bu iki kavram arasında bir hiyerarşi veya kapsam farkı var mıdır? Bir bilginin 'devlet sırrı' mı yoksa sadece 'gizli bilgi' mi olduğunun tespiti tanıklık usulünü nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323274

Evet, bu iki kavram arasında hem hiyerarşi hem de kapsam farkı vardır. 'Devlet sırrı', en üst düzeydeki gizli bilgidir ve tanımı CMK m. 47/1'de yapıldığı gibi, ifşası halinde devletin milli güvenliği, dış ilişkileri ve anayasal düzeni gibi hayati çıkarlarını tehlikeye atabilecek bilgilerdir. 'Kamu hizmetleriyle ilgili gizli bilgi' ise daha genel bir kavram olup, devlet sırrı niteliğinde olmasa da, görevin gereği olarak gizli kalması gereken her türlü bilgiyi (örneğin bir vergi incelemesinin detayları, bir soruşturmanın içeriği) kapsar. Bu ayrımın tespiti tanıklık usulünü temelden etkiler: - **Devlet Sırrı (CMK m. 47):** Eğer bilgi 'devlet sırrı' niteliğindeyse ve dava konusu suçun alt sınırı 5 yıl veya daha fazla hapis ise, tanıklık CMK m. 47'deki özel usule (hâkim tarafından zabıt katibi bile olmadan tek başına dinlenme) göre yapılır. Savunma tarafı bu dinlemede hazır bulunamaz. - **Gizli Bilgi (Meslek Sırrı - CMK m. 46):** Eğer bilgi 'devlet sırrı' değil de, kamu görevi nedeniyle öğrenilen bir 'gizli bilgi' (meslek sırrı) ise, tanıklık CMK m. 46 kapsamında değerlendirilir. Bu maddeye göre, tanık bu konuda tanıklıktan çekinebilir. Ancak, tanıklık yapmayı kabul ederse veya mahkeme tanıklığın zorunlu olduğuna karar verirse, dinleme genel usullere göre, yani duruşmada aleni ve tarafların huzurunda yapılır. CMK m. 47'deki istisnai ve gizli usul uygulanmaz. Dolayısıyla bilginin doğru tespiti, savunma hakkının kullanılıp kullanılamayacağı açısından hayati öneme sahiptir.