Bir ceza davasında, sanığın çağrı belgesinin duruşma gününden ne kadar süre önce tebliğ edilmesi gerekir? Bu süreye uyulmamasının yaptırımı nedir? (CMK m. 176, 190)
CMK m. 176'nın 4. fıkrasına göre, sanığa gönderilen çağrı kağıdının tebliği ile duruşma günü arasında **en az bir hafta** süre bulunması gerekir. Bu kural, sanığa ve müdafiine savunmalarını hazırlayabilmeleri için makul bir süre tanımayı amaçlayan 'savunma hakkı'nın bir gereğidir. Bu bir haftalık süreye uyulmamasının yaptırımı, CMK m. 190/2'de düzenlenmiştir. Buna göre, duruşmaya başlandığında, sanığa, bir haftalık süreye uyulmadığı hatırlatılır ve kendisinden **'duruşmaya ara verilmesini isteyip istemediği'** sorulur. Eğer sanık veya müdafii, savunma hazırlamak için süreye ihtiyaç duyduğunu belirterek duruşmaya ara verilmesini talep ederse, mahkeme bu talebi kabul ederek duruşmayı ertelemek zorundadır. Eğer sanık, bu hakkı kendisine hatırlatılmasına rağmen süre istemez ve savunma yapmaya hazır olduğunu beyan ederse, yargılamaya devam edilebilir. Bu hakkın hatırlatılmaması veya talep edildiği halde ara verilmemesi, mutlak bir bozma nedeni olan 'savunma hakkının kısıtlanması' (CMK m. 289/1-h) anlamına gelir.