Anayasa Mahkemesi'nin Sanasaryan Vakfı kararında, mülkiyet hakkı ihlalinin tespitiyle yetinilmeyip 'yeniden yargılama' kararı verilmesinin temel gerekçesi, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasıdır. Yeniden yargılama yapacak olan ilk derece mahkemesi, AYM'nin bu kararından sonra ne gibi bir yükümlülük altına girer?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323264

Yeniden yargılama yapacak olan İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, AYM kararının kendisine tebliğinden sonra şu yükümlülükler altına girer: 1. **Yeniden Yargılama Yapma Zorunluluğu:** Mahkemenin, yeniden yargılama yapıp yapmama konusunda bir takdir yetkisi yoktur. AYM kararı uyarınca yeniden yargılama yapmakla yasal olarak yükümlüdür (6216 sayılı Kanun m. 50/2). 2. **İhlal Kararına Uyma Yükümlülüğü:** Mahkeme, yapacağı yeniden yargılamada, AYM'nin ihlal kararında ortaya koyduğu gerekçelere ve ilkelere uymak zorundadır. Bu ilkeler şunlardır: a) Başvurucu Vakfın 'mazbut vakıf' olarak kabul edilemeyeceği, 'cemaat vakfı' statüsünde olduğu. b) Bu nedenle, Vakfı temsilen dava açan Türkiye Ermeni Patrikliği'nin 'temsil yetkisinin' ve dolayısıyla 'taraf sıfatının' bulunduğu. 3. **İhlali ve Sonuçlarını Ortadan Kaldırma Yükümlülüğü:** Mahkemenin temel görevi, önceki kararındaki hak ihlalini ve bu ihlalin sonuçlarını ortadan kaldıracak yeni bir karar vermektir. Bu, davanın 'taraf sıfatı yokluğu' gibi usuli bir nedenle değil, işin esasına girilerek karara bağlanması gerektiği anlamına gelir. Mahkeme, bu ilkeler doğrultusunda dosyayı yeniden ele almalı ve Vakfın mülkiyet talebi hakkında esasa ilişkin yeni bir hüküm kurmalıdır. Vereceği karar (kabul veya red), kendi delil değerlendirmesine bağlı olmakla birlikte, AYM'nin belirlediği hukuki çerçeve içinde kalmalıdır.