Uyuşturucu madde ticareti suçunda (TCK m.188) 'müşterek faillik' ile 'yardım etme' arasındaki ayrım, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.06.2013 tarihli kararındaki tartışmalar ışığında, 'fonksiyonel hakimiyet' teorisi açısından nasıl açıklanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323262

'Fonksiyonel hakimiyet' teorisi, bir suçun birden fazla kişi tarafından bir iş bölümü içerisinde işlendiği durumlarda, her bir failin suçun işlenişine yaptığı katkının niteliğini belirlemeye yarar. Bu teoriye göre, eğer bir failin yaptığı katkı, suçun işlenişi için vazgeçilmez, planın bir parçası ve diğer faillerin eylemlerini tamamlayıcı nitelikteyse, o fail suçun işlenişi üzerinde 'fonksiyonel bir hakimiyete' sahiptir ve 'müşterek fail' (TCK m. 37) olarak sorumlu olur. Yargıtay CGK'nın anılan kararındaki tartışma tam da bu noktadadır: - **Çoğunluk Görüşü (Yardım Etme):** Çoğunluk, öncü aracın sadece yol kontrolü yapmasını, suçun asıl icra hareketi olan 'nakletme' fiilinin dışında, onu sadece kolaylaştıran ikincil bir eylem olarak görmüştür. Bu görüşe göre, yol kontrolü yapan kişi, nakil fiili üzerinde doğrudan bir hakimiyete sahip değildir, sadece ona destek olmaktadır. Bu nedenle TCK m. 39 kapsamında 'yardım eden'dir. - **Karşı Oy/Başsavcılık Görüşü (Müşterek Faillik):** Bu görüş ise, öncülük yapmanın suç planının ayrılmaz bir parçası olduğunu savunur. Öncü aracın yol kontrolü olmadan, artçı aracın maddeyi güvenle nakletmesi mümkün değildir. İki eylem birbirini tamamlamakta ve birlikte suçun başarıyla işlenmesini sağlamaktadır. Bu iş bölümü, her iki failin de suçun bütünü üzerinde 'fonksiyonel bir hakimiyete' sahip olduğunu gösterir. Dolayısıyla, öncülük yapan da 'müşterek fail'dir.