5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3. maddesinde 'cemaat vakfı' tanımı nasıl yapılmıştır? Bu tanım, bir vakfın cemaat vakfı sayılması için 'vakfiye' bulunmasını zorunlu kılar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323248

5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3. maddesinde 'cemaat vakfı', şu şekilde tanımlanmıştır: 'Vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince tüzel kişilik kazanmış, mensupları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Türkiye’deki gayrimüslim cemaatlere ait vakıfları ifade eder.' Bu tanım, bir vakfın cemaat vakfı sayılması için 'vakfiye' bulunmasını zorunlu kılmamaktadır. Tanımda yer alan 'vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın' ibaresi bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Kanun koyucu, Osmanlı döneminde padişah fermanı gibi farklı hukuki yollarla veya fiili durumlarla kurulmuş olan ve her zaman yazılı bir vakfiyesi bulunmayan bu yapıların hukuki varlığını tanımayı amaçlamıştır. Bu vakıfların cemaat vakfı olarak kabul edilmesi için temel kriterler; 2762 sayılı Kanun döneminde bir şekilde tüzel kişilik kazanmış olmaları, Türkiye'deki gayrimüslim bir cemaate ait olmaları ve mensuplarının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasıdır.