Bir ceza davasında, sanık veya mağdurun Türkçe bilmemesi durumunda, CMK m. 202 uyarınca tercüman atanması zorunluluğunun kapsamı nedir? Sanığın savunmasını kendi seçtiği tercümanla başka bir dilde yapma imkanı hangi aşamalarda ve hangi koşullarla mümkündür?
CMK m. 202'ye göre, sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa, mahkeme tarafından resen bir tercüman atanması zorunludur. Bu, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının temel bir gereğidir. Tercüman, duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktaları sanığa/mağdura tercüme eder. Bu zorunluluk, soruşturma evresinde de geçerlidir. Sanığın, savunmasını kendi seçtiği tercümanla başka bir dilde yapma imkanı ise daha sınırlıdır ve şu aşamalarda mümkündür: - İddianamenin anlatılması sırasında, - Esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine yapacağı sözlü savunmasında. Bu imkanın kullanılabilmesinin koşulları şunlardır: 1. Sanığın, savunmasını beyan ettiği dilde kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan etmesi gerekir. 2. Bu durumda tercüme hizmetleri, sanığın il adli yargı adalet komisyonu listesinden **seçeceği bir tercüman** tarafından yerine getirilir. 3. Bu tercümanın giderleri **Devlet Hazinesince karşılanmaz**, sanık kendisi karşılar. 4. Bu hak, yargılamayı sürüncemede bırakma amacıyla kötüye kullanılamaz.