Öncü aracın, takip eden ve uyuşturucu maddeyi taşıyan artçı aracın polis kontrolünden kaçışını kolaylaştırması eylemi, Yargıtay kararlarında nasıl değerlendirilmektedir? Bu durum, öncü araçtaki failin sorumluluğunu 'yardım etme' (TCK m.39) sınırlarından çıkarıp 'müşterek faillik' (TCK m.37) kapsamına sokar mı? Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 23.1.2024 tarihli kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #323187

Evet, bu durum failin sorumluluğunu yardım etme sınırlarının ötesine taşıyarak müşterek faillik olarak kabul edilmesine yol açar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, suçun işlenişi üzerinde ortak bir hakimiyet kurulması ve işlenen fiilin tamamlayıcı nitelikte olması durumunda müşterek faillik söz konusudur. Öncü aracın, artçı aracın kaçışını kolaylaştırmak amacıyla polis aracının hızını kesmesi gibi aktif eylemler, sadece yol gözcülüğü yapmaktan ibaret olan 'yardım etme' (TCK m.39) fiilini aşar. Bu eylem, suçun işlenişine doğrudan ve fonksiyonel bir katkı sağlar. Nitekim Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 23.1.2024 tarihli, 2022/4667 E. ve 2024/713 K. sayılı kararında, öncü aracın 'polis aracının hızını kesmek suretiyle artçı aracın kaçışını kolaylaştırdığının tespit edildiği' belirtilmiş ve bu durum faillerin iştirak iradesini gösteren bir delil olarak kabul edilerek mahkumiyet hükmü onanmıştır. Bu eylem, suçun icrasını kolaylaştırmanın ötesinde, suçun işlenişine müşterek hakimiyet kurarak katılma anlamına gelmektedir.