Sanasaryan Vakfı, 2762 sayılı mülga Vakıflar Kanunu'nun 1/C maddesine göre 'mütevelliliği bir makama şartedilmiş' bir vakıf olmasına rağmen, Yargıtay'ın bu vakfı 'mazbut vakıf' sayması ve cemaat vakfı olarak görmemesi, AYM tarafından neden 'kanunun lafzından çıkarılması mümkün olmayan, oldukça genişletici ve öngörülemez bir yorum' olarak nitelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #322741

Cevap: AYM, Yargıtay'ın bu yorumunu birkaç temel nedenden dolayı 'genişletici ve öngörülemez' bulmuştur: 1) Kanuni Tasnifin Göz Ardı Edilmesi: 2762 sayılı mülga Kanun'un ilk hali dahi, vakıfları 'mazbut' ve 'mülhak' olarak ikiye ayırmış ve 'cemaatlerce idare olunan vakıfları' açıkça 'mülhak vakıf' kategorisinde saymıştır. 'Mütevelliliği bir makama şart edilmiş olan vakıflar' ise 'mazbut vakıf' sayılma sebeplerinden sadece biriydi. Kanun, cemaat vakıflarını hiçbir zaman mazbut vakıf olarak tanımlamamıştır. Yargıtay'ın, cemaat vakıflarının tabi olduğu özel statüyü göz ardı ederek, mazbut vakıflar için geçerli olan genel bir kuralı (mütevelliliğin makama şart edilmesi) cemaat vakfına uygulaması, kanunun sistematiğine aykırı bir yorumdur. 2) 1949 Tarihli Değişikliğin Dikkate Alınmaması: 5404 sayılı Kanun ile 1949'da yapılan değişiklik, cemaat vakıflarını mülhak vakıf kategorisinden de çıkararak onlara tamamen özerk, kendine özgü bir statü tanımıştır. Bu tarihten sonra cemaat vakıflarının, mazbut vakıflara ilişkin kurallara tabi tutulması hukuken daha da imkansız hale gelmiştir. Yargıtay'ın bu köklü yasal değişikliği ve Danıştay'ın bu yöndeki yerleşik içtihadını görmezden gelmesi, yorumunu 'öngörülemez' kılmıştır. 3) Hak ve Özgürlükleri Daraltıcı Yorum Yasağı: Yargısal yorumlar, kanun koyucunun iradesini aşarak hak ve özgürlükleri (burada vakfın tüzel kişilik hakkı, mülkiyet hakkı ve hak arama hürriyeti) daraltıcı nitelikte olamaz. Yargıtay'ın yorumu, vakfın kendi kendini yönetme ve mahkemeler önünde temsil edilme hakkını ortadan kaldırmıştır. AYM, bu nedenlerle Yargıtay'ın yorumunun kanunun lafzından ve amacından sapan, öngörülemez ve dolayısıyla 'kanunilik' ilkesine aykırı bir yorum olduğuna karar vermiştir.