Uyuşturucu madde ticareti suçunda, öncü ve artçı araçların tespiti için kullanılan PTS (Plaka Tanıma Sistemi) ve HTS (Historical Traffic Search) kayıtlarının delil niteliğini ve ispat hukukundaki yerini, Yargıtay kararları ışığında analiz ediniz.
Cevap: PTS ve HTS kayıtları, uyuşturucu madde ticaretinde öncü-artçı sisteminin ispatında kullanılan en önemli ve objektif delillerdendir. Ancak tek başlarına mahkumiyet için yeterli olmayıp, diğer delillerle desteklenmeleri gerekir. İspat hukukundaki yerleri şöyledir: 1) PTS (Plaka Tanıma Sistemi) Kayıtları: Bu kayıtlar, araçların belirli noktalardan hangi saatte geçtiğini gösterir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2022/639 E. sayılı kararında da görüldüğü gibi, şüpheli araçların farklı PTS noktalarından sürekli olarak belirli ve kısa zaman aralıklarıyla (örn: 8-9 dakika) art arda geçmesi, tesadüfi bir seyrin ötesinde, koordineli bir 'öncü-artçı' hareketin varlığına dair güçlü bir emare oluşturur. Bu, araçlar arasındaki mesafenin korunduğunu ve birlikte hareket edildiğini gösterir. 2) HTS (Historical Traffic Search) Kayıtları: Bu kayıtlar ise şüpheli şahıslara ait telefon hatlarının iletişim (arama, SMS) ve baz istasyonu (konum) bilgilerini içerir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2023/4150 K. sayılı kararında vurgulandığı gibi, öncü ve artçı araçlardaki sanıkların telefon hatlarının yolculuk boyunca aynı baz istasyonlarından sinyal vermesi ve birbirleriyle sık sık görüşme yapmaları, aralarındaki fikir ve eylem birliğinin en somut kanıtlarından biridir. Bu deliller, CMK m.135 kapsamında elde edilen ve hukuka uygun delil niteliği taşıyan verilerdir. Mahkeme, bu objektif verileri sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve diğer maddi bulgularla bir bütün olarak değerlendirerek, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini de gözeterek, suçun sübutu hakkında bir kanaate varır.