CMK m.182'de düzenlenen 'duruşmanın açıklığı (aleniyet)' ilkesinin istisnaları olan 'genel ahlak' ve 'kamu güvenliği' gerekçeleriyle duruşmanın kapalı yapılmasına karar verilmesi hangi usule tabidir? Mahkemenin bu konudaki kararının gerekçeli olması zorunlu mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #322730

Cevap: Duruşmanın açıklığı kural, kapalılık ise istisnadır. CMK m.182, 'genel ahlakın' veya 'kamu güvenliğinin' kesin olarak gerekli kıldığı hallerde, mahkemenin, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına karar verebileceğini düzenlemiştir. Bu kararın alınması belirli bir usule tabidir. CMK m.184'e göre, kapalılık kararı, Cumhuriyet savcısının, katılanın veya sanığın istemi üzerine ya da mahkemece re'sen alınabilir. Bu talep veya re'sen değerlendirme üzerine yapılacak olan duruşma da 'kapalı' olarak yapılır. Yani, kapalılık talebinin tartışıldığı oturum dahi gizlidir. Mahkeme, bu kapalı oturumun sonunda kapalılık kararı verip vermediğini, 'açık duruşmada' ilan eder. En önemlisi, CMK m.186 uyarınca, mahkemenin açıklığı kaldırma kararının ve bu kararın 'bütün nedenlerinin' duruşma tutanağına geçirilmesi zorunludur. Yani, mahkeme 'genel ahlak' veya 'kamu güvenliği' gibi soyut ifadelere sığınamaz; somut olayda bu gerekçelerin neden var olduğunu, kapalılığın neden 'kesin olarak gerekli' olduğunu ayrıntılı bir şekilde gerekçelendirmekle yükümlüdür. Gerekçesiz veya yetersiz gerekçeyle verilen bir kapalılık kararı, adil yargılanma hakkının ihlali ve bir kanun yolu nedenidir.