Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki ayrıma ilişkin teorilerden 'kabullenme teorisi' (Einwilligungstheorie) ile 'kayıtsız kalma teorisi'ni (Gleichgültigkeitstheorie) kısaca açıklayınız. Makaledeki 'fırtınada batan tekne' örneği bu teoriler açısından nasıl değerlendirilebilir?
Cevap: Olası kast ile bilinçli taksir ayrımında öne çıkan iki temel teori şunlardır: 1) Kabullenme Teorisi (Einwilligungstheorie): Bu teoriye göre fail, öngördüğü neticenin gerçekleşmesini ciddi bir olasılık olarak görmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmesini de 'göze alıyor' ve adeta 'kabulleniyorsa' olası kast vardır. Fail, 'netice gerçekleşirse gerçekleşsin, yine de fiili işleyeceğim' demektedir. Bilinçli taksirde ise fail, neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenir ve onu kabullenmez. 2) Kayıtsız Kalma Teorisi (Gleichgültigkeitstheorie): Bu teori, failin iradesinden çok duygusal tutumuna odaklanır. Fail, öngördüğü neticenin gerçekleşip gerçekleşmemesine karşı 'kayıtsız' ve 'umursamaz' ise olası kast vardır. Fail için neticenin önemi yoktur. Bilinçli taksirde ise fail neticenin gerçekleşmesini istemez ve buna karşı kayıtsız değildir, gerçekleşmemesini umar. 'Fırtınada batan tekne' örneği bu teorilerle şöyle değerlendirilebilir: Kaptan, fırtınaya rağmen hiçbir önlem almadan yola çıkıyorsa, yolcuların ölme ihtimalini ciddi olarak öngörmesine rağmen bu sonucu 'göze almış' ve 'kabullenmiş' sayılır (Kabullenme Teorisi). Aynı zamanda, yolcuların hayatına karşı 'kayıtsız' ve 'umursamaz' bir tavır sergilemektedir (Kayıtsız Kalma Teorisi). Her iki teoriye göre de bu senaryo olası kasttır. Buna karşın, kaptan tüm önlemleri almış ancak yine de tekne batmışsa, neticenin gerçekleşeceğini kabullenmediği, aksine gerçekleşmemesi için çabaladığı ve sonuca kayıtsız kalmadığı açıktır. Bu durum her iki teoriye göre de bilinçli taksirdir.