Bir kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılması işlemine karşı açılan iptal davasında, mahkemenin 'Danıştay 5. Dairesi, 19.10.2005, 2002/4105 E.' sayılı kararında olduğu gibi, soruşturmaya konu eylemin başka bir ilde işlenmiş olmasını iptal gerekçesi olarak kullanması, 'görevde kalmasında sakınca' unsurunun hangi yönüyle ilgilidir?
Cevap: Danıştay 5. Dairesi'nin ilgili kararında, soruşturma konusu eylemin memurun o an görev yaptığı ilden farklı bir ilde işlenmiş olmasını iptal gerekçesi olarak kullanması, 'görevde kalmasında sakınca' unsurunun 'somut' ve 'güncel' olması gerekliliğiyle ilgilidir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, geleceğe yönelik potansiyel bir sakıncayı önlemek için alınan ihtiyati bir tedbirdir. Bu sakıncanın, memurun 'mevcut görevi başında kalması' halinde ortaya çıkması gerekir. Karara konu olayda, davacının Batman ilinde görev yaparken işlediği iddia edilen bir eylem nedeniyle, yıllar sonra görev yaptığı Edirne ilindeki görevinden uzaklaştırılması hukuka aykırı bulunmuştur. Çünkü Batman'da işlendiği iddia edilen eylemin, Edirne'deki mevcut görevinin yürütülmesine, oradaki delillerin karartılmasına veya hizmetin aksamasına somut bir etkisinin olması beklenemez. Deliller ve tanıklar zaten Batman'dadır. Dolayısıyla, Danıştay, sakıncanın coğrafi ve fonksiyonel olarak memurun 'mevcut göreviyle' ilgili olması gerektiğini vurgulamıştır. Geçmişte ve farklı bir görev yerinde kalmış bir eylem, soyut bir gerekçeyle mevcut görevden uzaklaştırma için yeterli bir 'sakınca' oluşturmaz. Bu yorum, idarenin takdir yetkisini, tedbirin amacı olan 'güncel sakıncayı önleme' ile sınırlamaktadır.