Bir devlet memuru hakkında, göreviyle ilgisiz bir suçtan dolayı (örneğin aile içi şiddet) ceza kovuşturması başlatılmıştır. 657 sayılı DMK uyarınca idare, bu memuru görevden uzaklaştırabilir mi? Karar verilirken hangi unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır?
Cevap: Evet, idare, bir devlet memurunu göreviyle ilgisiz bir suçtan dolayı hakkında ceza kovuşturması başlatılması halinde de görevden uzaklaştırabilir. 657 sayılı DMK'nın 140. maddesi, 'haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları' ifadesini kullanarak, suçun görevle ilgili olup olmaması yönünde bir ayrım yapmamıştır. Ancak bu yetki mutlak ve otomatik değildir. Görevden uzaklaştırma tedbirinin temel şartı olan 'görevi başında kalmasında sakınca görülmesi' (DMK m.137) unsurunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin idare tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirmede şu unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır: 1) Suçun Niteliği: İşlendiği iddia edilen suçun, memuriyetin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte olup olmadığı. Örneğin, şiddet içeren veya yüz kızartıcı bir suç, memurun kamuoyu nezdindeki saygınlığını etkileyebilir. 2) Memurun Görevi: Memurun yürüttüğü görevin niteliği. Örneğin, bir öğretmenin veya polisin şiddet içeren bir suça karışması, göreviyle doğrudan ilgili olmasa da mesleğinin gerektirdiği özel nitelikler açısından sakıncalı görülebilir. 3) Kamu Hizmetine Etkisi: Memurun göreve devam etmesinin, hizmetin tarafsızlığı, etkinliği veya kurumun itibarı üzerinde olumsuz bir etki yaratıp yaratmayacağı. İdare, bu unsurları bir bütün olarak değerlendirerek, görevi başında kalmasında somut bir sakınca olduğuna kanaat getirirse, görevden uzaklaştırma kararı alabilir. Aksi takdirde, sadece bir ceza davası açılmış olması tek başına yeterli bir sebep değildir.