Devlet sırrı niteliğindeki bilgilere ilişkin tanıklıkta, CMK m.47(3)'e göre 'hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili olarak uygulanır' hükmü getirilmesinin amacı nedir? Bu eşiğin altındaki suçlarda devlet sırrı niteliğindeki bir bilgiye nasıl ulaşılacaktır?
Cevap: CMK m.47(3)'te belirtilen 'alt sınırı beş yıl veya daha fazla hapis cezası' eşiğinin getirilmesinin amacı, iki önemli menfaat arasında bir denge kurmaktır: Bir yanda devletin en hassas sırlarının korunması, diğer yanda ise suçların aydınlatılması ve adil yargılanma hakkı. Kanun koyucu, sadece çok ağır suçlar söz konusu olduğunda, devlet sırlarının ifşa edilmesi riskinin göze alınabileceğini ve CMK m.47'deki özel ve son derece istisnai tanıklık usulünün işletilebileceğini kabul etmiştir. Bu eşik, devlet sırrı kavramının her suç için kolayca kullanılmasının önüne geçerek, sırrın korunmasını esas, ifşasını ise ağır suçlarla sınırlı bir istisna haline getirmeyi amaçlar. Bu eşiğin altındaki (yani alt sınırı beş yıldan az hapis cezasını gerektiren) suçlarda ise, CMK m.47'deki özel usul uygulanamaz. Bu, o suçlarda devlet sırrı niteliğindeki bilgiye hiçbir şekilde ulaşılamayacağı anlamına gelmez. Ancak bu durumda, bilginin sahibi olan kamu görevlisi veya kurum, genel tanıklıktan çekinme veya belgeyi vermekten kaçınma haklarını (örneğin 657 s. DMK m.31, MİT Kanunu vb.) kullanabilir. Mahkeme, bu durumda maddi gerçeğe eldeki diğer delillerle ulaşmaya çalışacaktır. Yani kanun, daha az ağır suçlar için devlet sırrının korunması menfaatini, yargılamanın menfaatine üstün tutmuştur.