657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre 'görevden uzaklaştırma' (açığa alınma) işleminin hukuki niteliği nedir? Bu işlemin bir disiplin cezası olup olmadığını, DMK m.137'yi referans alarak açıklayınız. Ayrıca, bu işlemin tesis edilebilmesi için 'görevi başında kalmasında sakınca görülmesi' şartını yorumlayınız.
Cevap: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (DMK) 137. maddesine göre 'görevden uzaklaştırma', bir disiplin cezası değil, 'ihtiyati bir tedbir'dir. Maddenin lafzı, bu işlemin cezalandırma amacı gütmediğini, aksine önleyici bir nitelik taşıdığını açıkça belirtmektedir. Amacı, hakkında adli veya idari bir soruşturma yürütülen memurun, görevi başında kalması halinde ortaya çıkabilecek sakıncaları önlemektir. Bu sakıncalar, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engelleme (delilleri karartma, tanıkları etkileme vb.) veya kamu hizmetinin tarafsızlığına ve itibarına zarar verme şeklinde olabilir. 'Görevi başında kalmasında sakınca görülmesi' şartı, görevden uzaklaştırma tedbirinin temel sebebini oluşturur ve idareye bu konuda bir takdir yetkisi tanır. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir. İdare, bu kararı alırken somut duruma, memurun işlediği iddia edilen fiilin niteliğine ve yürüttüğü görevin önemine bakarak bir değerlendirme yapmak zorundadır. Örneğin, rüşvet veya zimmet gibi yüz kızartıcı bir suçla itham edilen bir memurun, para ile ilgili bir görevde kalması 'sakıncalı' görülebilirken, göreviyle ilgisiz bir adli soruşturması olan bir memur için aynı sakınca bulunmayabilir. İdarenin bu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında, keyfi olarak kullanması, tesis edilen işlemin yargı denetiminde iptaline neden olur.