Olası kast (TCK m.21/2) ile bilinçli taksir (TCK m.22/3) arasındaki ayrımda, 'neticenin öngörülmesi' ortak bir unsur olduğuna göre, bu iki kusurluluk türünü ayıran temel teorik kriter nedir? Makale yazarının, bu kriterin ispatında failin iç dünyası yerine dış dünyaya yansıyan hangi olgulara bakılması gerektiği yönündeki görüşünü 'yanan otel örneği' üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #322691

Cevap: Olası kast ile bilinçli taksiri ayıran temel teorik kriter, failin öngördüğü neticeye karşı takındığı tavırdır. Bilinçli taksirde fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, kendi yeteneğine, şansına veya aldığı (yetersiz) önlemlere güvenerek neticenin 'gerçekleşmeyeceğine' inanır ve neticeyi istemez. Olası kastta ise fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmekle kalmaz, bu neticenin gerçekleşmesini kabullenir, göze alır ve 'olursa olsun' diyerek kayıtsız kalır. Makale yazarı, bu ayrımın failin soyut iç dünyasına ('isteseydi/istemeseydi') göre değil, dış dünyaya yansıyan somut olgulara göre yapılması gerektiğini savunur. Yazara göre, bilinçli taksirin varlığı için failin 'neticenin gerçekleşmeyeceğine dair duyduğu güvenin' somut bir dayanağı olmalıdır. 'Yanan otel örneği' üzerinden bu görüş şöyle açıklanabilir: Ahşap bir otelde yangın çıkabileceğini öngören otel sahibinin, bu neticenin (ölüm/yaralanma) gerçekleşmemesi için somut adımlar atıp atmadığına bakılır. Eğer otel sahibi, yangın merdiveni, duman dedektörü, alarm sistemi gibi temel ve zorunlu önlemleri almış, ancak bu önlemler yetersiz kalmışsa, neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir güvene (aldığı önlemlere güven) sahip olduğu ve bilinçli taksirle hareket ettiği söylenebilir. Ancak, otel sahibi bu temel önlemlerin hiçbirini almamışsa, neticenin gerçekleşmemesi için hiçbir somut çaba göstermemiş demektir. Bu durumda, neticenin gerçekleşmeyeceğine dair inancını haklı gösterecek hiçbir somut dayanak yoktur. Bu tam bir kayıtsızlık ve 'olursa olsun' tavrıdır. Dolayısıyla, bu ikinci senaryoda failin olası kastla sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılır. Kriter, 'neticenin meydana gelmemesi için sen ne yaptın?' sorusunun somut cevabıdır.