TCK m.188/3 kapsamında 'öncü' araç sürücüsünün hukuki sorumluluğu, TCK m.37 (müşterek faillik) ve TCK m.39 (yardım etme) bağlamında nasıl ayırt edilmelidir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/1321 E. sayılı kararındaki tartışmaları esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #322671

Cevap: Öncü araç sürücüsünün hukuki sorumluluğunun tespiti, suçun işlenişi üzerindeki fonksiyonel hakimiyetine göre belirlenir. TCK m.37'ye göre müşterek faillik, suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştirmeyi, yani fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmayı gerektirir. TCK m.39'a göre yardım etme ise, suçun icrasını kolaylaştıran ancak fiil üzerinde hakimiyet kurmayan hareketlerdir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/1321 E., 2013/238 K. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde tartışılmıştır. Kararda çoğunluk görüşü, sadece yol kontrolü yaparak artçı araca bilgi veren öncü araç sürücüsünün eyleminin, suçun icrasını kolaylaştırdığı için TCK m.39 kapsamında 'yardım etme' olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karşı oy ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı ise, önceden yapılan iş bölümü ve anlaşma uyarınca öncülük yapmanın, suçun işlenişi üzerinde ortak fonksiyonel hakimiyet kurduğunu ve bu nedenle eylemin TCK m.37 kapsamında 'müşterek faillik' olduğunu savunmuştur. Bu görüşe göre öncü aracın eylemi, artçı aracın fiilini tamamlar nitelikte olup, yardım etme sınırlarını aşmaktadır. Dolayısıyla, öncü araç sürücüsünün sadece yolu gözetlemesi yardım etme sayılabilirken; sevkiyatı organize etme, rota belirleme, iletişim kurma gibi eylemlerle fiil üzerinde hakimiyet kurması durumunda müşterek fail olarak sorumluluğu doğacaktır.