Bir uyuşturucu ticareti davasında, sanıkların kullandığı iki aracın aynı güzergâh üzerinde önlü arkalı seyretmesi ve PTS kayıtlarında araçlar arasındaki mesafenin sabit kalması, tek başına 'öncü-artçı' sisteminin varlığı için yeterli midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ve aradığı ek unsurları belirtiniz.
Hayır, tek başına yeterli değildir ancak çok kuvvetli bir emaredir. Yargıtay'ın yaklaşımına göre, araçların aynı güzergahta sabit bir mesafeyle seyretmesi, 'öncü-artçı' sisteminin varlığına işaret eden en önemli kriterlerden biridir. Özellikle PTS kayıtlarının bu durumu teyit etmesi, şüpheyi ciddi şekilde artırır. Ancak mahkumiyet için genellikle bu durumun başka delillerle de desteklenmesi aranır. Yargıtay, bu tür durumlarda şu ek unsurların varlığını araştırmaktadır: 1. **İletişim:** Failler arasında olay öncesi veya sırasında telefon görüşmesi olup olmadığı (HTS kayıtları). 2. **Koordineli Manevralar:** Öncü aracın trafik akışına aykırı yavaşlayarak artçıyı beklemesi, bir polis kontrol noktasından kaçınmak için birlikte bir tesise girmeleri veya bir araç durdurulduğunda diğerinin kaçması gibi koordineli hareketler. 3. **Failler Arasındaki Bağlantı:** Failler arasında önceden gelen bir tanışıklık, akrabalık veya suç ortaklığı olup olmadığı. 4. **İtiraf veya Beyan:** Sanıklardan birinin diğerinin öncülük yaptığını kabul etmesi. Bu ek unsurlar, sadece tesadüfen aynı yolda giden iki araç durumunu ortadan kaldırarak, aralarında kasıtlı bir iş birliği ve ortak suç işleme iradesi olduğunu kanıtlamaya yarar.