Katalog suçlarda tutuklama için 'somut delil' şartı ne anlama gelmektedir? Bu şartın, CMK m. 100'de yapılan 2014 yılı değişikliği ile getirilmesinin temel amacı nedir?
Metinlerde doğrudan bu başlıkla bir içerik bulunmamakla birlikte, genel ceza muhakemesi bilgisi ve diğer metinlerdeki 'delil' ve 'şüphe' vurgularından yola çıkarak bu soru cevaplanabilir. CMK m. 100/1'de düzenlenen tutuklama tedbiri için 'kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin' bulunması gerekir. Katalog suçlar (CMK m. 100/3'te sayılan suçlar) söz konusu olduğunda, kanun bir tutuklama nedeninin (kaçma, delil karartma şüphesi) 'var sayılabileceğini' belirtir. Ancak bu 'varsayım', tutuklamanın ilk ve en temel şartı olan 'kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil' şartını ortadan kaldırmaz. 'Somut delil' şartı, tutuklamanın soyut, varsayımsal veya genel iddialara dayanarak değil; tanık beyanı, görüntü kaydı, belge, rapor gibi elle tutulur, objektif, somut olgulara dayandırılması gerektiğini ifade eder. 2014 yılında bu ibarenin kanuna eklenmesinin temel amacı, özellikle katalog suçlarda 'tutuklama nedeninin var sayılması' kuralının otomatik bir tutuklama gerekçesi olarak kullanılmasının önüne geçmek, tutuklama gibi ağır bir koruma tedbirinin keyfi uygulanmasını engellemek ve kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını (Anayasa m. 19) daha güçlü bir şekilde korumaktır. Yani, suç katalogda yer alsa bile, şüpheyi somut delillerle destekleyemeyen bir savcılık talebi üzerine tutuklama kararı verilemez.