Bir fiilin 'izin verilen risk' kapsamında değerlendirilmesi, failin ceza sorumluluğunu nasıl etkiler? Makaledeki 'yanan otel' örneğinde, ahşap bir otel inşa etmenin tek başına bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışınız.
'İzin verilen risk' teorisi, sosyal yaşamın kaçınılmaz bir gereği olarak, belirli tehlikeli faaliyetlerin (trafiğe çıkmak, fabrika işletmek, spor müsabakası yapmak vb.) belirli kural ve standartlara uyulması koşuluyla hukuka uygun kabul edilmesini ifade eder. Eğer bir kişi, izin verilen risk alanında, o alan için öngörülmüş tüm dikkat ve özen yükümlülüklerine (kurallara, standartlara) uyarak hareket etmesine rağmen istenmeyen bir netice (zarar) meydana gelmişse, bu neticeden sorumlu tutulmaz. Çünkü failden beklenen tüm davranışları yerine getirmiştir. Makaledeki 'yanan otel' örneğinde, ahşap bir otel inşa etmek ve işletmek, tek başına hukuka aykırı bir fiil değildir ve 'izin verilen risk' kapsamında değerlendirilebilir. Ancak bu riskin hukuka uygun kalabilmesi, o faaliyet için öngörülen tüm güvenlik standartlarına (yangın yönetmeliği, imar kuralları vb.) uyulmasına bağlıdır. Eğer otel sahibi, ahşap oteli işletirken yangın merdiveni, alarm sistemi, duman dedektörü gibi zorunlu güvenlik önlemlerini almamışsa, artık 'izin verilen risk' alanının dışına çıkmış olur. Bu durumda, ortaya çıkan öngörülebilir bir yangın ve ölüm neticesinden, kusurunun derecesine (bilinçli taksir veya olası kast) göre cezaen sorumlu olur. Dolayısıyla, sadece otel işletme ruhsatının olması, faili ceza sorumluluğundan kurtarmaz.