Anayasa Mahkemesi'nin mülkiyet hakkı ihlali kararı vermesi durumunda, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca başvurulan 'yeniden yargılama' yolunun, usul hukukundaki bilinen 'yargılamanın yenilenmesi' kurumundan farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #322632

AYM'nin ihlal kararı üzerine gidilen 'yeniden yargılama' yolu, bireysel başvuruya özgü bir giderim mekanizmasıdır ve usul hukukundaki klasik 'yargılamanın yenilenmesi' kurumundan temel farkları vardır: 1. **Takdir Yetkisi:** Klasik yargılamanın yenilenmesinde, mahkeme önce talebin kabul edilip edilemeyeceğini, yani kanunda sayılan sebeplerin (yeni delil, sahte belge vb.) var olup olmadığını inceler ve bu konuda bir takdir yetkisine sahiptir. AYM'nin yeniden yargılama kararında ise, ilgili mahkemenin **herhangi bir takdir yetkisi yoktur.** Mahkeme, yeniden yargılama yapmakla yasal olarak yükümlüdür. 2. **Amaç:** Klasik yargılamanın yenilenmesinin amacı, maddi veya hukuki hataları düzeltmektir. AYM kararı sonrası yeniden yargılamanın amacı ise çok daha spesifiktir: **Tespit edilen temel hak ihlalini ve sonuçlarını ortadan kaldırmak.** Mahkeme, AYM'nin ihlal kararında belirttiği ilkelere uygun yeni bir karar vermekle mükelleftir. 3. **Başvuru:** Klasik yargılamanın yenilenmesi için genellikle tarafın talebi gerekir. AYM'nin yeniden yargılama kararı üzerine ise ilgili mahkeme, ilgilinin talebini beklemeksizin **resen** harekete geçerek yeniden yargılama sürecini başlatmalıdır. Bu farklar, AYM'nin yeniden yargılama kararının, hak ihlallerini gidermeye yönelik etkin ve zorunlu bir yol olduğunu göstermektedir.