Bir mülkiyet hakkı ihlali başvurusunda, müdahale Anayasa Mahkemesi'nin zaman bakımından yetkisinin başladığı 23/9/2012'den önce gerçekleşmiş olmasına rağmen, AYM hangi durumlarda başvuruyu inceleyebilir? Sanasaryan Vakfı başvurusunda bu durum nasıl gerekçelendirilmiştir?
Kural olarak AYM, 23/9/2012'den sonra kesinleşen nihai işlem ve kararları inceler. Ancak mülkiyet hakkından yoksun bırakma gibi 'anlık bir eylemle' gerçekleşen ve bu tarihten önce kesinleşen müdahaleler, bazı istisnai durumlarda AYM'nin yetki alanına girebilir. Bu durumlar şunlardır: 1. **Devam Eden Durum:** Müdahale anlık bir eylem olmayıp, 23/9/2012'den sonra da devam eden bir nitelik taşıyorsa (örneğin, mülkün kullanımına sürekli bir engelleme). 2. **Yeni Hukuk Yolu:** Mülkiyetin yitirildiği kesinleştikten sonra, kanun koyucunun bu kaybı telafi etmek için aynen iade veya tazminat gibi yeni bir başvuru yolu ihdas etmesi ve bu yeni yolun tüketilmesinden sonraki nihai kararın 23/9/2012'den sonraya kalması. 3. **Yolsuz Tescil:** Müdahalenin hukuken mülkiyeti sona erdirmeyen, 'yolsuz tescil' gibi açıkça hukuka aykırı bir işleme dayanması. Bu durumda, mülkiyet hakkı hukuken kaybedilmemiş sayıldığı için, bu hakkı geri almak için açılan ve 23/9/2012'den sonra sonuçlanan bir dava, AYM'nin zaman bakımından yetkisine girer. Sanasaryan Vakfı başvurusunda AYM, üçüncü gerekçeyi kullanmıştır. Taşınmazın 1952 yılında idari bir kararla tescilinin 'yolsuz' olduğuna, bu nedenle Vakfın mülkiyet hakkını hukuken hiç kaybetmediğine ve bu hakkın iadesi için açılan davanın 2019'da kesinleşmesiyle başvurunun zaman bakımından yetkisi içinde olduğuna karar vermiştir.