Anayasa Mahkemesi'nin Sanasaryan Vakfı kararında (B. No: 2019/6264), cemaat vakfına ait taşınmazın idari bir kararla başka bir kurum adına tescil edilmesi neden 'yolsuz tescil' olarak nitelendirilmiştir? Bu nitelemenin hukuki dayanağı olan Medeni Kanun hükümleri hangileridir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #322628

Anayasa Mahkemesi, bu tescili 'yolsuz tescil' olarak nitelendirmiştir çünkü tapu sicilinde mülkiyete ilişkin bir değişikliğin, ilgililerin yazılı rızası olmaksızın, sadece mahkeme kararıyla yapılabileceği kuralı ihlal edilmiştir. Olayda, Vakıf adına kayıtlı olan taşınmaz, Vakfın rızası ve herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın, Tapu Komisyonu'nun idari bir kararına dayanılarak İl Özel İdaresi adına tescil edilmiştir. Bu işlem, tapu sicilinin aleniyeti ve doğruluğuna duyulan güveni temelden sarsan, kanuna açıkça aykırı bir işlemdir. Bu nitelemenin hukuki dayanağı olan Medeni Kanun hükümleri şunlardır: - Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 935. maddesi ve yürürlükteki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi: Bu maddeler, ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memurunun tapu sicilindeki bir yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebileceğini hükme bağlar. - Mülga 743 sayılı Kanun'un 933. maddesi ve yürürlükteki 4721 sayılı Kanun'un 1025. maddesi: Bu maddeler, bir ayni hakkın yolsuz olarak tescil edilmesi halinde, bu yüzden hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebileceğini düzenler. Bu hükümler, tapu sicilindeki kayıtların ancak kanunda öngörülen sıkı şekil şartlarına uyularak değiştirilebileceğini, idari kararlarla keyfi mülkiyet değişiklikleri yapılamayacağını güvence altına alır.